Rixos Otel – Müşteri Hizmetleri
Rixos uzun süredir başardıkları bazı şeylerden dolayı sempati duyduğum ve gönül bağı kurduğum bir seri oteller grubudur. Bugün ciddi bir hayal kırıklığı ile karşı karşıya kalmak beni fazlasıyla üzdü. Yıllarını sektöre vermiş sonunda Türkiye’nin Hilton’u olan Rixos, marka popüleritesinide artırarak pazarda liderliğe oynamaya başladı. Nitekim yatrımcılarının Türk olmasından dolayı başarılardan mutlu olduğum ve her daim sohbetlerimde makalelerimde bahsettiğim/övdüğüm Rixos bugün yaşadığım durum sonucu tahmin etmeyeceğim bu makaleye imzamı atmamı neden kılmış oldu.
Olay Kurgusu Başlıyor
Kendi pazarlarının lideri olarak gördüğüm Rixos ile iligi olarak bir projem konusunda konuşmayı düşünüyordum. Bu konuşmayı düşünmem uzun süredir devam ediyor ama bir türlü arayıp konuşamıyordum. Sonucunda bugün saat 5 civarında telefonu elime aldım ve aradım.
İlk çıkan bayana elimde bir proje olduğunu ve bu projeyi Rixos’a sunmak istediğimi ilettim. Kendisi ilgili departmana aktaracağını söyledi ve sonuç olarak bir departmana aktardı. Aynı cümleyi tekrarladım ve kendisi tekrar beni ilgili departmana aktaracağını söyledi ve aktardı. Çıkan Bey’e tekrar aynı cümleleri kurmuştum ve kendisinin stajer olduğunu biraz beklememi istedi gerekli kişiyi çağıracağını söyledi. Kısa bir süre sonra telefonda Rixos otelde çalışan bir arkadaş telefonu eline alarak “-buyurun” dedi.
Olay kurgusu renklenmeye başlamıştı. Sonunda doğru kişiyle görüşüyorum sanırım diyerek içimden geçirdim. Aslında Rixos projeler konusuyla ilgilenmiyor diyerek hiç projeyi dinlemeden de hayır diyebilirdi. Nitekim sadece aramak istemiştim ve bir anda aramıştım. Rixos’u seviyordum.
Durumu anlattıktan sonra müşteri hizmetlerinde ki arkadaş Rixos’un sahiplerinin burada olmadığı söyledi. Durumu izahında genel olarak ben, beni iştahla dinlediğini düşündüğüm arkadaşa “-sizde bari beni uygun bir departmana yönlendirin” dedim. Kendisi “-sizin aramanızla alakalı uygun bir departman yok” dedi.
Hayal kırıklık serisinin ilk saliseleri bu cümleler ile başlamıştı. Bende sonuç olarak içimden “-sanırım Rixos’u biraz abartmışım” dedim. Fakat hemen anladım tamam diyerek telefonu kapatmak istemedim nitekim karşıda ki müşteri hizmetlerinde ki arkadaşta bunu arzular bir şekildeydi. Ben tekrar kendisine “-söyleyeceklerimi not alıp ilgili birini bulup yönlendirir misiniz?” dedim. Neden böyle düşündüm bilmiyorum fakat Rixos’da birileri beni dinlemek isteyebilirdi.
Kendisi artık başından savma durumuna gelmiş ve sanırım akşam olmasından dolayı kafasıda ağrıyordu bana mail atmamı istedi. Bu durum çok can sıkıcı idi mail atacak olsaydım sanırım rixos genel mailine mail atardım. Ben telefon açmış ve telefon açmıştım ve telefonda durumu konuşmak istiyordum. O andan sonra iş biraz daha gıcıklaşmıştı, bu durumu Rixos’a yakıştıramıyordum. Telefonun diğer ucunda ki Rixos müşteri hizmetlerinde ki arkadaşa biraz daha yüksek sesle “-siz kısa bir şekilde dediklerimi not alınız ve gerekli yerlere iletiniz” dedim.
Ses gitmişti bir kaç kez sesli/sessiz “-Alo” dedim. Cevap gelmiyordu fazlada uzun sürmeden telefon kapanmıştı. Bu durumda telefonu yüzüme kapatmış oluyorlardı. Rixos telefonu yüzüme kapatmıştı. O an iyi ki onlarla ilgili bir sorun yaşamamışım yoksa bu müşteri hizmetlerle uğraşmak gerçekten sorun olur diye düşündüm.
Her zaman gazetecilik atmosferinde kendimi hissetmişimdir. Bu durumun yaşandığı saniyelerde hemen o anı bir kaç satıra dökmek istedim. İyi ki o istediğim dakikalarda bunu satırlara dökmemişim yoksa o sinirle bazen dilim kılıç gibi keskin olabiliyor. Aradan saatler geçmesiyle olayları biraz daha dışardan anlatmam mümkün oldu.
Genel olarak bir derleme yapacak olursak. Büyük kurumlar ile küçük kurumlar arasında bazen avanyaj ve dezavantaj durumları da söz konusudur. Büyük kurumlar telefonlardan ilgiden sıkıldıklarından dolayı bir eksik bir fazla düşüncesine girebilirler. Rixos şu an bu durum içerisine girmiş gözüküyor fakat bu durum o kadar önemsiz gibi dursada bir çok büyük kurumu içeriden yok eden olguların atom merkezidir. Aslında diyecek çokta fazla birşey yok bir Rixos gelir ve bir Rixos gider, kırılan Tahir’in kalbidir.
Özür Dilerim Rixos.
(İsim paylaşmayı sevmediğim için o arkadaşın ismini paylaşmıyorum)
Yazan : Tahir Dinç

Son Yorumlar